16 Nisan 2009 Perşembe

Baba Hakkı


Bugün 16 Nisan... En büyük Beşiktaşlı Baba Hakkı'nın (Yeten) ölüm yıldönümü.

1989'da aramızdan ayrılan bu efsane sadece 1 sene askerlik sebebiyle Ankara Demirspor'da oynamış, onun dışında futbol hayatının tamamını Beşiktaş'ta geçirmiştir. 439 maça çıkarak 382 gol kaydetmiştir. Futbolculuk kariyerinden sonra teknik direktör ve başkan olarak da Beşiktaş'a hizmet etmiştir.

Ruhu şad olsun, rahat uyusun.

başım gözüm üstünesin
suskum, avazım üstüne...
adından başka silah
yazgından başka günah
daha yazmamış
hiçbir gizli dosyada
hiçbir açık kitapta.

beşiktaşım, sen benim şahdamarımsın...

(ekşi sözlük yazarlarından jokond tarafından editlenmiş ahmed arif şiiridir.)

9 Nisan 2009 Perşembe

Wish You Were Here


Madem şarkılardan girdik olaya, "Wish You Were Here"dan bahsetmezsem olmaz... Sanırım adı geçen şarkının benim hayatımı doğru yöne sokan olaylara vesile olmasının da bunda katkısı var.

Zamanın ICQ'su biliyorsunuz-belki de bilmiyorsunuz- inanılmaz derecede popülerdi. Şimdiki MSN Messenger neyse ICQ da oydu diyelim, belki anlaşılır... ICQ'su olmayan sanal alemde fink atmayan yok gibi bişeydi benim üniversiteye gittiğim yıllarda. Velhasılı kelam(efendim?); ICQ meretinin "About" bölümünde kullanıcılar türlü artisliklerle, allamalar pullamalarla kendilerini bazen olmadıkları insana bile dönüştürmek pahasına ne kadar nev'i şahsına münhasır insanlar olduklarını cümle alem anlatırlardı. Efendime söyliyim türlü şarkı sözleri, ünlü kişilerden veya filmlerden yapılan alıntılar daha neler neler. Ben de Pink Floyd'un bu şaheserine olan hayranlığımdan dolayı ICQ'mun About bölümünde bu şarkıya ait sözlere yer vermiştim. O zamanlar kız arkadaşım şimdi eşim olan hatun kişi bundan çok etkilenmiş - katiyen böyle bi amacım yoktu!- ve bu ilişkimizin belli bir noktaya gelmesine yol açan muhabbetlere konuşmalara yol açmıştı. O akşam yapılan konuşmanın üzerinden 4 sene geçtikten sonra Boğaz'ın müthiş manzarasına karşı, sarılarak Roger Waters'tan tekrar dinlemek ve aradan geçen yılların ve beraber olmanın mutluluğunu taşıyarak eşlik etmek şu ana kadar tecrübe ettiğim en harikulade olaylardan biriydi...(hayvanın biri şarkıdan önce sırtıma kusmasa sanırım daha da güzel olacaktı!)

Benim için arz ettiği önemin dışında Pink Floyd için de grubun kurucularından olan ve türlü mücadeleler ve aksaklıklar sonucu gruptan ayrı düşen Syd Barrett için yazılmış ve onun grup için ne kadar önemli bir şahsiyet olduğuna işaret etmiş bir şarkıdır. Bir süredir, aramızdan ayrılmış olan grubun bir diğer elemanı Rick Wright için de aynı sözleri söylemek mümkün bence. Grubun kurulmasında Syd'in ne kadar önemi varsa grubun gizli kahramanlarından Rick Wright'ın da grubun yoluna devam etmesinde o kadar önemi var. (aha! inanmamakta serbestsiniz musicovery denen alet şu anda wish you were here çalmaya başladı. sanırım telepati kurmaya başladık kendisiyle!) Tabi ki tüm sözleri Syd'den başkasına yormak imkansız; sadece orada olamayan ve aslında olması gereken bir kişi olduğu için Mr.Wright için de söylense eğreti durmaz diyorum.

Aynı adı taşıyan albümde bu şarkının dışında diğer şaheserler; "Welcome to the Machine", "Have a Cigar", "Shine On You Crazy Diamond" olarak sıralanmakta ki bu da bu albümü benim favorilerim arasına sokmakta.

Şarkı Roger Waters tarafından yazılıp bestelenmiş bunu da geçmeyelim. Sene 1975! Sesiyle hayat veren David Gilmour'u es geçmeyelim ve davulda Nick Mason'ı tabii ki...

how i wish, how i wish you were here.
we're just two lost souls
swimming in a fish bowl,
year after year,
running over the same old ground.
what have we found?
the same old fears.
wish you were here.

Linger...


Yav nedense "Linger" çalıp duruyo bu musicovery denen mereti her açtığımda. Mood olarak "Calm" ve "Dark" arası bir şey seçiyorum her seferinde belki onun da payı vardır. Sevmiyo da değilim ama iç acıtan bir yanı da var şarkının. Adam Sandler'in "Click"inde de çalıyodu. Adamla kadının (Adam Sandler-Kate Beckinsale) favori şarkısıydı hatta. Komedi filmi olarak lanse edilmiş olsa da o da gayet hüzünlü bir filmdi bir çok yönden ve bu şarkı da tamamlıyordu bence ambiyansı.

Her ne haltsa, aslında benim gibi evli barklı, hayatından gayet memnun bi adam için şu anda çok da anlam ifade eden bir şarkı diil bu; geçmişe dönecek olursak yine çok da fazla aşk acısı çektiğim söylenemez. Ama garip bir şekilde bi dinleme, bi eşlik etme duygusu uyandırıyor bende. Blogun ilk girişi olarak seçmemin de özel bir nedeni yok... Tamamen şans eseri diyelim. Klibiyle MTV'den en iyi klip ödülünü de almış diye ekleyelim vakt-i zamanında.

"you know i'm such a fool for you.. you've got me wrapped around your finger. do you have to let it linger?"